1994 yılında Konya'da doğdum. Üniversite yıllarımda Antalya'da geçen günlerim, hem eğitim hem de hayat mücadelesiyle doluydu. Kış mevsimi olduğu için iş bulmak oldukça zordu ve cebimdeki son parayı da harcamak üzereydim. Bir gün, üniversitede dalış topluluğuna üye olan bir arkadaşım bana ilginç bir fırsattan bahsetti. Toplulukla birlikte dalış için gittikleri teknenin sahibinin 28 metrelik bir yatı vardı ve bu yatta yaya garson aranıyordu. Arkadaşıma bu işi yapıp yapamayacağını sordular ve o da kabul etti. Ancak sadece iki hafta çalıştıktan sonra işten ayrılmaya karar verdi. Ben de o sırada iş aradığım için onun yerine geçebileceğimi söyledim. Tekne sahipleri teklifimi kabul etti ve böylece garson olarak işe başladım.
İşe başladığım ilk gün, teknenin gemicisi daha yüksek bir maaş teklifi aldığı için yan tekneye geçmişti. Bu nedenle, teknede kalacak birine ihtiyaç vardı. Bana kalıp kalamayacağımı sordular ve ben de kabul ettim. O sabah cebimde beş kuruşum yoktu ve yiyecek bir yemeğim bile yoktu. Ancak akşam olduğunda, çıktığımız turdan gelen 100 dolar bahşiş ve bir kadeh viskiyle teknenin başında oturmuş, hayatı sorguluyordum. İşte o an, denizcilik sektörüne adım attığım andı.
İlk günler oldukça zorlu geçti. Teknenin düzenini öğrenmek, müşterilere nasıl davranacağımı anlamak ve denizdeki yaşama alışmak zaman aldı. Ancak her geçen gün, denizin büyüsüne daha çok kapıldım. İlk iki yılımı belgesiz olarak çalışarak geçirdim. Bu süreçte, hem işi öğrendim hem de denizle olan bağımı güçlendirdim. Daha sonra gemici belgemi aldım ve profesyonel olarak çalışmaya başladım.
Antalya'dan Kemer'e, oradan Göcek'e ve Bodrum'a uzanan bir yolculuğa çıktım. Her bir liman, her bir deniz macerası, benim için yeni bir hikaye ve yeni bir deneyim oldu. Antalya'nın turkuaz sularında başlayan maceram, Kemer'in sakin koylarında devam etti. Göcek'in eşsiz manzaraları ve Bodrum'un canlı atmosferi, denizcilik kariyerimin önemli durakları oldu. Şimdi ise Marmaris'te bir teknedeyim ve her gün yeni bir maceraya yelken açıyorum.
Deniz, benim için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir tutku ve yaşam tarzı haline geldi. Her sabah uyandığımda, denizin kokusunu içime çekmek ve ufukta beliren güneşin sıcaklığını hissetmek, bana hayatın ne kadar güzel olduğunu hatırlatıyor. Denizcilik sektörüne adım attığım o ilk günü düşündüğümde, ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum. Eğer o gün arkadaşımın teklifini kabul etmeseydim ve ben onun yerine geçmeseydim, belki de bu tutkuyu hiç keşfedemeyecektim.
Deniz, bana sadece bir iş değil, aynı zamanda bir özgürlük ve keşif duygusu verdi. Her seferinde yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve yeni maceralara atılmak, benim için paha biçilmez bir deneyim oldu. Eğer siz de denizcilik sektörüne adım atmak istiyorsanız, cesaretinizi toplayın ve ilk adımı atın. Belki sizin de hayatınızı değiştirecek bir macera sizi bekliyordur.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.